|
Marmara Denizi'ndeki balıkların sanayi
atıklarıyla beslendikleri için karacaciğer kanseri ve böbrek yetmezliğine neden
oldukları tespit edildi. Midyeler ise balıklardan daha tehlikeli çıktı. Marmara
Denizi'nde yaşayan 3 balık türünün, karaciğer kanseri ve böbrek yetmezliği
yapabilecek kadar tehlike saçtığı anlaşıldı. Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim
Fakültesi'nden Yrd. Doç. Dr. Yaşar Keskin'in başkanlığı'nda, Birinci Ordu Gıda
Müfreze Komutanlığı'nda Sorumlu Veteriner Hekim Ruhtan Baştakaya, Mikrobiyoloji
Uzmanı Dr. Oğuz Özyaral, Yrd. Doç. Dr. Nimet Emel Lüleci ve Prof. Dr. Osman
Hayran'dan oluşan ekip, 1 yıllık çalışma sonucunda çarpıcı sonuçlara ulaştı.
2005 yılında başlayıp 2006'nın ilk aylarına kadar süren 13 aylık çalışma, 20 tür
balık üzerinde gerçekleşti. Balıklarda, sanayi atıklarında bulunan civa, kurşun,
bakır ve kadmiyuma olan 4 ağır metale bakıldı.
LÜFER TEHLİKE SINIRINDA
Araştırmaya göre, Diğer tehlikeli balıklar ise ikinci sırada Bakalyoz ve üçüncü
sırada Hamsi geldi. Tehlike sınırında olan balıklar ise şu şekilde sıralandı:
Lüfer, Karagöz, Palamut ve Karides. Ağır metal taşıyan balıkların en büyük
özelliği ise dip balıkları olması. Araştırma ekibinin başkanı Yrd. Doç. Dr.
Yaşar Keskin Marmara Denizi'nde avlanıp satışa sunulan balıkların ölüm tehlikesi
saçtığına dikkat çekti ve 'Sanayi atıkları kontrolsüz bir şekilde doğaya
bırakılmakta. Bunlar içerisinde ağır metaller deniz, göl ve barajlarda birikerek
su ekosistemini etkiliyor. Bunlarla temas eden balıkların kas ve dokularında
birikmesinden dolayı insanlarda zehirlenme ve ölüm vakaları görülüyor. Bunun ilk
örneği de 1950'de Japonya'da anlaşıldı' diye konuştu.
Sakın midye yemeyin
Yrd. Doç. Dr. Yaşar Keskin'e göre araştırmanın en çarpıcı sonucu Marmara
Denizi'ndeki midyeden, hamsiden ve bakalyozdan kesinlikle yenmemesi. Midyelerde
0.5 olması gereken civa oranı 1.75 ile sınırın 3.5 katı üzerinde bulundu. Ayrıca
midyede kadmiyum elementi de 1 olması gerekirken 1.122 olarak belirlendi.
İncelemeye alınan 20 balık türü ise şunlar: Mezgit, Kefal, İzmarit, Barbun,
Midye, Bakalyoz, Hamsi, Karagöz, Mercan, Dil, Çinekop, Sardalya, Uskumru,
İstavrit, Kolyoz, Zargana, Palamut, Gümüş, Karides, Lüfer.
5 yıl sonra anlaşılır
Memorial Hastanesi'nden Doç. Dr. Kenan Keskin, ağır metal almış olan balıkların
tüketilmesiyle 5 yıl sonra ağır metal zehirlenmesinden ölenlerin sayısının
artacağını söyledi. Keskin, taktirde başta kanser olmak üzere, 'Yenilen balıklar
kısa sürede değil ama bir süre sonra büyük hastalıklara ve hatta ölümlere neden
olurlar. Organ hastalıkları başta olmak üzere, karaciğer kanseri, böbrek
yetmezliği, beyin hasarları, kan kanseri türlerine davetiye çıkarırlar. Civa,
kurşun, kalay gibi ağır metaller yüzünden zehirlenmeler zamanla kendini
gösterir. Fark edilmeden ortaya çıkar. Marmara Denizi'ndeki ağır metal içeren
balıkların tüketilmesiyle çıkacak olan felaket sonuçları 5 yıl sonra görülmeye
başlar' dedi.
Sibel ÜNLÜ
Bugün Gazetesi
|