|
Günümüzde çiftlerin bir bebek sahibi olmayı planlamadan önce kendilerini bekleyen
ciddi riskleri öğrenmeleri, her şeyden önce sağlıklı bir bebek dünyaya getirmeleri için büyük önem
taşıyor. Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.
Yıldız Tunçay, annelere gebelik öncesinde ve sırasında aldıkları önlemlerle
birçok önemli riski ortadan kaldırdıklarını söylüyor.
Dr. Yıldız Tunçay, anneliği düşünen kadınları gebelik döneminde bekleyen
riskleri ve alınacak önlemleri şöyle sıraladı:
OMURGA AÇIKLIĞINA FOLİK ASİT: Gebe kalmadan 1-1,5 ay önce anne adayına folik
asit veriyoruz. Çünkü folik asit eksikliği, bebeğin omurgasının açık kalmasına
ve ağır sakatlıklara neden oluyor. Bilimsel araştırmalarla, koruyucu amaçlı
verilen folik asitin sakatlık oranını azalttığı ispatlanmış durumda.
ÇALIŞMA ŞARTLARINA DÜZENLEME: Gebeliği riske sokacak olumsuz şartlar varsa
onları da düzeltmeye çalışıyoruz. Anne bebeğe zarar verecek gazlar, alerji
yapacak kimyasal maddelerle temas ediyorsa, çalıştığı ortamda enfeksiyon
alacaksa, yüksek gerilim ve radyoaktivite olan yerlerde çalışıyorsa gebelik
öncesi bu şartları değiştirmesini öneriyoruz.
SİGARA MUTLAKA BIRAKILMALI: Sigara risklidir, anne adayının sigarayı bırakmayı
önceden planlaması gerekiyor. Sigara düşüğü ve erken doğumu artırıyor, gebelik
boyunca kanamalar olabiliyor.
FAZLA KİLO DA, AŞIRI ZAYIFLIK DA SAKINCALI: Anne adayı hamileliğe kilolu
başladıysa gebelik şekeri çıkıyor, tansiyon yükseliyor. Bu nedenle annenin kilo
vermesini sağlıyoruz. Annenin aşırı zayıf olması da riskli. Beden kitle
indeksinin (kilonun boyun karesine bölünmesiyle elde edilen rakam) 27’nin
üstünde olmamasını istiyoruz. Beden kitle indeksi 18’in altındaysa da aşırı
zayıf anlamına geliyor, bunu da riskli buluyoruz.
VAR OLAN HASTALIKLARIN TEDAVİSİ ŞART: Annenin daha önceden tansiyonu, diyabeti,
guatrı varsa dikkatli olmak lazım. Annenin kan grubunun bilinmesi, RH
uyumsuzluğuna bakılması gerekiyor. Annenin kanı RH negatif, babanın kanı RH
pozitif ise kan uyuşmazlığının belirlenip ikinci bebeği korumak için aşı
yapılıyor.
18 YAŞ ALTI VE 35 YAŞ ÜSTÜ RİSKLİ: 18 yaş altı ve 35 yaş üstü anneler riskli
grupta. Türkiye’de 18 yaşından önce gebe kalma yaygın. Erken yaşta evlenince
vücut hormonal yönden de tam olgunlaşmadığı için doğum güçlükleri oluyor, çünkü
kemik yapısı gelişmiyor, dolayısıyla doğum kanalı darlıkları ortaya çıkabiliyor,
tansiyon yükselmesi oluyor, erken doğum riskleri ortaya çıkabiliyor. 35 yaşından
sonra bazı kadınlarda yumurtlama fonksiyonları, genetik şifreleri ve kromozom
bozuklukları oluşuyor. En tipik örnek mongol bebeklerdir. Mongol bebek doğurma
riski, 35 yaşından sonra hızla artıyor.
MYOM VE KİSTLERE DİKKAT: Eğer rahimde myom varsa gebelik ağrılı geçiyor, erken
doğum riski artıyor. Bebeğin kaybıyla sonuçlanabiliyor. Yumurtalık kistleri ise
gebelik büyüdüğü sırada daha fazla olmak üzere burkulma veya çatlama nedeniyle
acil operasyon gerektirebiliyor. Bu nedenle myom ve kistlerin çıkarılması
gerekiyor.
DÜŞÜK YAPANLAR DOKTORA DANIŞMALI: Daha önce 2-3 düşük yapanlar, anne karnında
bebeği ölmüş olanların gebelik öncesinde doktora başvurması, buna neden olacak
faktörleri belirleyici testler yapıldıktan ve bunları ortadan kaldırıcı
tedbirler alındıktan sonra gebe kalması, öneriliyor.
AKRABA EVLİLİKLERİNDE RİSK YÜKSEK: Akraba evliliklerinde dikkatli olmak
gerekiyor. Taşıyıcı genler ile hastalıklar, anne ve babadan bebeğe aktarılıyor.
Bu da yüzde 5-6 oranında anomalili bebek doğurma riskine yol açıyor.
ÇOK KISA BOY DA RİSK YARATIYOR: Boyu çok kısa olan anneler de riskli. Çünkü bu
annelerin kemik yapısı dar oluyor, boyu 145 santimetrenin altındaki kadınlar
hamile kaldıklarında, büyüyen rahim karın içi organları sıkıştırıyor. Anne
gebeliği daha sıkıntılı geçirebiliyor. Böyle gebeliklerde doğum kanalı
darlıkları nedeniyle doğum güçlükleri oluşuyor. Çoğunlukla doğum sezaryen ile
gerçekleşiyor.
TİROİD AZ ÇALIŞINCA BEBEK DE ETKİLENİYOR: Hipotiroidi olan, guatrı az çalışan
annelerin, bu durumdan bebeğin zekası direkt etkileneceği için gebelik öncesinde
ilaç tedavisinin başlaması gerekiyor. Gebelik boyunca da 1-2 ayda bir tiroid
fonksiyon testleri kontrol edilerek doz ayarlaması yapılarak ilaç tedavisi devam
ettiriliyor. Bebekte zekayı tiroid hormonları çok etkiliyor.
ŞEKER HASTALIĞI
VARSA TOSUNCUK DOĞUYOR: Şeker hastası annelerin bebekleri iri
doğabiliyor. Bebek anneden geçen yüksek şekere alıştığından doğum sonrası kan
şekeri düşebiliyor, bu nedenle iyi takip etmek gerekiyor. Ayrıca bebek daha
kolay sarılık olabiliyor. Şeker hastası annelerin doğumunda iri bebek doğumuna
bağlı olarak travmalar görülüyor, akciğerde solunum zorlukları ortaya çıkıyor.
Şeker hastası annelerde yüksek tansiyon da beraberinde çıkabiliyor. Eğer
tansiyon kontrol altına alınamazsa kanamalar, düşük doğum ya da erken
doğum riski olabiliyor.
ANNEDE ANEMİ MUTLAKA ARAŞTIRILMALI: Anemi, bebeğin düşük kilolu ve erken
doğmasına neden oluyor. Akdeniz anemisi ülkemizde yaygın, hem anne hem baba
taşıyıcı ise bebek anemiyle doğuyor ve hastalık bebeğin ölüme kadar gidebiliyor.
Bu nedenle evlenmeden önce eşlerin mutlaka Akdeniz anemisine karşı test
yaptırması gerekiyor.
Daha fazla bilgi için, Acıbadem Yalova İrtibat Ofisi : 814 76 44
Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kurumsal İletişim : 0 262 317 40 55
kaynak :
Acibadem.com.tr,
yalovaticaret.com |